ANASAYFA MAKALELER KİTAPLAR İNTERNET SİTELERİ BİZE ULAŞIN


Evrim Teorisinin Çöküşü Dünya Gündeminde

-           Hakkında sayısız sahte delil üretilen, akıl almaz senaryolarla ayakta tutulmaya çalışılan Evrim Teorisi artık yolun sonuna gelmiştir. Başta Türkiye olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde insanlar büyük bir aldatmaca ile karşı karşıya olduklarını anlamışlardır. Bu noktadan artık geri dönüş yoktur; evrimcilerin muhtemelen üretecekleri yeni yalanlar ve koparacakları yaygaralar bu çöküşü durduramayacaktır. 150 senelik bu kabus insanlık üzerinden tamamen kalktığı anda ise dünyada Allah'a imanın getirdiği güzelliklerin hakim olacağı yeni bir çağ başlayacaktır.

-           Bazı kimseler, Evrim Teorisinin bilim adamlarına bırakılması yönünde yanlış bir görüş öne sürmektedirler. Oysa Evrim Teorisi materyalist bilim adamlarının keyfine bırakılacak, "onlar karar versinler biz tabi olalım" denilecek bir konu değildir. Allah'ın varlığını inkara sebep olan bir teoriye karşı uzun soluklu ve akılcı mücadele gerekmektedir. Böyle bir mücadeyi, bizzat evrimciler tarafından yetiştirilmiş materyalist bilim adamlarından beklemek elbette abes olacaktır.

-           Adnan Oktar'ın Harun Yahya müstear ismiyle hazırladığı Yaratılış Atlası isimli kitabının internette de yayınlanmasından hemen sonra, hem ülkemizde hem de dünyanın pek çok ülkesinde, Evrim Teorisinin çöktüğü yönünde haberler yayınlanmaya başlamıştır. Yenilgiyi bir türlü hazmedemeyen materyalist çevreler ise yeni sahte delillerle veya çoktan rafa kalkmış iddialarla ortaya çıkmaktadırlar. Örneğin son günlerde, insanın hayali evrimi iddialarına hiçbir şekilde delil olamayacağı yıllar önce ispatlanan Lucy adlı bir fosili tekrar gündeme getirmeye kalkışmaktadırlar. Bu fosilin insanla hiçbir bağlantısı olamayacağı, insana değil bir maymun türüne ait olduğu ünlü Fransız Science et Vie dergisinin Mayıs 1999 sayısında "ELVEDA LUCY" başlığıyla kapaktan duyurulmuştur.

 Evrim Teorisini savunanlar yıllarca, bilime saygılı, çağdaş ve modern fertler olarak gösterilirken, teoriye karşı çıkanlar dogmatik, çağ dışı ve gerici olarak lanse edilmişlerdir. Öyle ki evrim aleyhine bir makale yazan veya bu yönde tek bir söz sarfeden insanlar bile, uzun dönem boyunca bilim çevrelerinde dışlanmışlardır. Bilimin evrimcilerin tekelinde olduğu bu dönem boyunca meydanı boş bulan evrimciler, kamuoyuyla adeta dalga geçercesine izahlar yapanları, muteber bilim adamları olarak tanıtmışlardır. Örneğin balinaların atasının ayılar olduğu, dinozorların kanatlanarak ilk kuşları oluşturduğu gibi hayret verici izahlar ders kitaplarında, basın yayın organlarında çok büyük gerçeklermiş gibi anlatılmıştır.

Böyle bir ortamda Evrim Teorisinin yok edilmesi için elbette materyalist bilim adamlarından medet ummak oldukça hatalı bir yaklaşım olacaktır. "Evrim Teorisini bilim adamlarına bırakalım" mantığındakilerin unuttuğu önemli bir gerçek vardır: Bilim adamı olma yolundaki bir insan için Evrim Teorisine inanmak olmazsa olmaz bir şarttır.

Batıda, Evrim Teorisini savunmayan bir kişinin bilim adamı sıfatını alması neredeyse imkansızdır. Komünist veya eski komünist ülkelerde ise bir bilim adamı adayı için evrimcilik kesin bir şarttır. Ülkemizde de uzun yıllar bu durum aynı şekilde tezahür etmiştir. Samimi bilim adamları ise Darwinistler tarafından görevlerinden alınmış, ortalı konuşanların bile üniversitelerde görev yapmalarına izin verilmemiştir.

Evrimciler, Evrim Teorisine bilim adına karşı çıkanları basının da gücüyle anında sindirmişler, kürsülerini ellerinden almışlardır.

Üniversite kürsüleri zincirleme olarak Darwinistlerin eline geçmiştir. Örneğin genetik kürsüsü ve birçok kürsü Darwinist-materyalistlerin kontrolündedir. Bir profesör asistanını kendisi gibi Darwinist materyalist, kişilerden seçmekte, Darwinist olmayanı asla tercih etmemekte, hatta üniversiteden uzaklaştırmaya çalışmaktadır.

Evrim Teorisini savunmayanlar materyalist bilim dünyasına kabul edilmediklerine ve resmi anlamda bilim adamı sıfatını kazanamadıklarına göre, evrimi tartışacak olan bilim adamları kimlerdir?

Materyalist bilim adamlarının, evrimci haleflerini yetiştirdiği bir ortamda, bu çarkın içindeki insanlara "siz tartışın sonuca varın" gibi bir yetkinin verilmesi söz konusu olamaz. Evrimciler  tarafından, yine evrimci olarak yetiştirilen bir bilim adamının bu zinciri kırıp Evrim Teorisine karşı çıkma ihtimali düşüktür. Müminin tavrı, birilerinin evrim aleyhinde harekete geçmesini beklemek olamaz. Yapılması gereken bu aldatmacayı dünyaya ilan etmek, bilim adamlarının arasında vicdan sahibi olanları cesaretlendirmek ve bunlara şahsiyet kazandırarak harekete geçirmektir.

Evrim Teorisi materyalist bilim adamlarının keyfine bırakılacak, "onlar karar versinler biz tabi olalım" denilecek bir konu değildir. Herşeyden önce Allah'ı inkarın temeli yapılan bir teori hakkında "acaba ispatlanır mı, gerçek mi?" gibi bir düşünceye kapılmak iman zafiyetini gösterir. Nefsinin arzularının peşinden gidenler, itibar ve güç peşinde koşanlar, hergün başka bir saçmalık veya yalanla ortaya çıkacaklardır. Bunların hepsi için "acaba doğruluk payı var mı? "sonucu beklemek gerekir mi?" tarzındaki bir yaklaşım kişiyi felakete götürür. Tam tersine mümin, Kuran ile çelişen bir bilgi ile karşılaştığında Kuran'ın hak olduğundan en ufak kuşku duymaz, o bilginin yalan veya yanlış olduğunu daha en başında kendinden emin şekilde ilan eder.

Bazı kişiler Darwinizm'le mücadeleyi gereksiz görmekte ve zavallıca fikirler öne sürmektedirler. Bunlardan biri, yukarıda yanlış olduğunu izah ettiğimiz "Evrim Teorisini bilim adamlarına bırakalım" görüşüdür. Bunun dışında "zaten Kuran'da da evrime işaret var niye karşı çıkıyorsunuz?" şeklindeki ikinci bir iddiayı öne sürenler de bulunmaktadır. Oysa Kuran'da Yaratılış Gerçeği anlatılmakta; hiçbir ayette canlıların, başka canlılardan türedikleri gibi bir bilgi bulunmamaktadır. Tam aksine her canlıyı Allah'ın yarattığı bildirilmiştir. (Harun Yahya'nın "Kuran Darwinizm'i Yalanlıyor" kitabına ve aynı isimdeki belgesel filme www.harunyahya.org adresinden ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz) Allah'ın varlığını reddeden, herşeyin tesadüflerle meydana geldiğini iddia eden ve bütün materyalist fikirlerin dayanağı olan bu bilimdışı teorinin Kuran'da var olduğunu söylemek, bunun için ayetleri delil göstermeye kalkışmak hayret verici, büyük bir yanılgıdır.

Evrim Teorisi ile mücadeleyi eleştiren üçüncü bir grubun iddiası ise "Darwinizm zaten öldü, mücadeleye ne gerek var" şeklindedir. Oysa Darwinizm'in bilimsel olarak çökmesi, materyalistlerce gerçekmiş gibi kamuoyuna sunulmaya devam edilmeyeceği anlamına gelmez. Materyalistlerin kamuoyunu aldatmalarının önüne geçmek için onları bilimsel olarak pasifize etmek gerekmektedir. Bu ise çok güçlü ve kararlı bir çalışma ile mümkündür. Gerçekte öne sürülen her üç iddia da zavallılığı ve garibanlığı ifade etmektedir.

Dünya çapında Evrim Teorisinin çöküşüne vesile olanlar inanan insanlardır. Gözükara, cansiperane bir fikri mücadele verilmiş ve Evrim Teorisinin çöküşü tüm dünyaya ilan edilmiştir. Son zamanlarda basında yer alan Evrim Teorisinin çöktüğü yönündeki haberlerin arkasında müminlerin on yıllar süren büyük bir mücadelesi vardır.

Evrimciler bunca tedbire, her yere kendi adamlarını yerleştirmelerine rağmen son yıllarda önü alınmaz bir yenilgiye sürüklenmişlerdir. Harun Yahya'nın Yaratılış Atlası isimli eserindeki bilgiler, evrimci tedbirlerini alt üst etmiştir. İlk paniğin ardından kitabı inceleme fırsatı bulan evrimcilerin yavaş yavaş gerçekleri kabul etmeye başladıkları görülmektedir. Darwinizm bilim değildir, batıl bir dindir. Bu batıl dinin etkisinden kurtulan insanlık tarihte benzeri görülmemiş bir sıçrama yapacaktır.

Bilimsel gelişmelerle tekrar tekrar gözler önüne serilen tek gerçek "Yaratılış Gerçeği"dir. Bir mikroskobik deniz canlısında, tek bir atomda, hücrede ya da herhangi bir canlı organizmasında insanoğlunu şaşkınlığa düşürecek kadar büyük Yaratılış örnekleri bulunmaktadır. Doğanın her yanına hakim olan bu büyük akıl, kusursuzluk ve plan, sonsuz güç ve kudret sahibi olan Allah'a aittir.

Darwinizm bilim değildir, bir dindir. Bu batıl dinin etkisinden kurtulan insanlık -Allah'ın izniyle -tarihte benzeri görülmemiş bir sıçrama yapacaktır.

EVRİM TEORİSİNİN ÇÖKÜŞÜNÜ İFADE EDEN BAZI HABERLER

-           BULGULAR İNSANLAR İÇİN EVRİM TEORİSİNE MEYDAN OKUYOR
Pittsburgh Post - 9 Ağustos 2007

-           İNSANIN ATALARI HAKKINDAKİ TEORİLER SARSILDI
FOSİLLER YENİDEN DÜŞÜNMEYE ZORLUYOR
San Jose Mercury News - 9 Ağustos 2007

-           EVRİM TEORİSİ ÇÖKTÜ MÜ?
Objektif Haber.com - 9 Ağustos 2007 

-           EVRİM ÇÖKÜYOR MU?
www.haberturk.com - 9 Ağustos 2007

-           EVRİM TEORİSİ ÇÖKTÜ
Samanyolu haber - 10 Ağustos 2007

-           EVRİM TEORİSİ ÇÖKTÜ MÜ?
Haber1.com - 9 Ağustos 2007

-           EVRİM TEORİSİ ÇÖKTÜ MÜ?
Haber3.com - 9 Ağustos 2007

 

Ara Fosil Açmazı: Fosiller Evrimi Reddeder

Halen pek çok merkezde devam eden fosil sergilerinde, Evrim Teorisinin geçersizliğini ortaya koyan yüzlerce "yaşayan fosil" halkımıza sunulmaktadır. Bunlar, canlıların milyonlarca seneden beri hiç değişmediklerini, şimdiki hallerini aynen muhafaza ettiklerini gösteren, taşlaşmış canlı fosilleridir ve "evrim iddiası"nın, materyalistlerin zihnindeki hayal ürünü senaryolardan başka bir şey olmadığını ortaya koymaktadır.

Evrimciler ise kendi delillerini açıklama cesaretini bir türlü gösterememektedirler. Evrimcilerden beklenen, eğer kendi iddialarına destek olacak 3-5 tane ara fosil varsa bunları Türkiye'nin en bilinen merkezlerinde, örneğin İstanbul Taksim'de veya Ankara Ulus'ta sergilemeleridir. Ancak sürekli çağrı yapılmasına rağmen evrimciler bu konuda sessizliği sürdürmektedirler. Bunun nedeni çok açıktır: Ara fosil yoktur dolayısıyla sergilenmesi de mümkün değildir. Bugüne kadar yaklaşık 100 milyon fosil bulunmuş, bunların tamamının nesli tükenmiş veya bugün de yaşamakta olan canlılara ait olduğu anlaşılmıştır. Oysa evrim iddiası doğru olsaydı dünyanın dört bir yanının ara fosillerle dolu olması gerekirdi. Bu gerçek, Darwin tarafından şöyle ifade edilmiştir:

"Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse, neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyoruz? Neden bütün doğa bir karmaşa halinde değil de, tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde? Sayısız ara geçiş formu olmalı, fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında gömülü olarak bulamıyoruz? Niçin her jeolojik yapı ve her tabaka böyle bağlantılarla dolu değil? Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya çıkarmamaktadır ve belki de bu benim teorime karşı ileri sürülecek en büyük itiraz olacaktır." (Charles Darwin, The Origin of Species, 1 b., s. 172, 280)

HARUN YAHYA'NIN "YARATILIŞ GERÇEĞi"Ni GÖZLER ÖNÜNE SEREN DEV ESERİ:

7 CiLT VE 5600  SAYFADAN OLUŞAN DEV BOYUTLU ANSİKLOPEDiNiN ÜÇÜNCÜ CiLDi ÇIKTI!

Evrim Teorisini yalanlayan yüzlerce fosile yer verilen ortalama 800'er sayfalık bu dev boyutlu eserde, teorinin çöküşü hakkında en doyurucu bilgileri bulabilirsiniz.

Eser, kapağındaki orijinal hologram görüntülerle, parlak kuşe kağıdıyla, toplam 1500'ü aşkın renkli resim, fotoğraf ve belgeyle benzersiz bir görünüme sahiptir.

Bu kitap Evrim Teorisinin kaçınılmaz çöküşünü belgeleyen kesin bir kanıt olarak evrimcilerin adeta kabusu olmuştur.
Bugüne kadar İngilizce, Fransıza, Almanca ve İtalyanca olarak basılmış. Çince ve Rusçası ise internette yayınlanmıştır, Japonca, Urduca, Hintçe, Arapça ve İspanyolcası'nın hazırlıkları ise tamamlanma aşamasındadır.

 

MATERYALİZMİ YOK EDEN GERÇEK: BEYNİMİZDE KOPYASI OLUŞAN DÜNYANIN ASLINA ASLA ULAŞAMAYIZ

Maddeyi beş duyumuz aracılığıyla beynimizde algıladığımız için hayatımız boyunca yaşadığımız, gördüğümüz, hissettiğimiz herşey gerçekte beynimizde meydana gelmektedir. Bu nedenle maddenin ancak beynimizdeki bir kopyasıyla muhatap olur, aslına hiçbir zaman ulaşamayız.

Örneğin, evinin salonunda oturduğunu ve camdan dışarıyı seyrettiğini zanneden bir insan, gerçekte beyninin içindeki ekrandan salonunu, camdan görünen manzarayı izler. Camdan gördüğü deniz manzarası, kuşlar, ağaçlar hep beyninde oluşan görüntülerdir.  Oturduğu koltuğun sertliğini, döşemesinin kayganlığını da beyninde hisseder. Mutfaktan gelen kahve kokusunun aslı ile değil beynindeki kopyası ile muhattap olur.

İşte insan, beynindeki ekranda izlediği, anlamlı ve eş-zamanlı olarak biraraya getirilen algılarının tamamına "yaşamım" der ve hiçbir zaman beyninin dışına çıkamaz.

Sonuç olarak, biz hayatımız boyunca bize gösterilen kopya algılarla yaşarız. Ancak bu kopyalar o kadar gerçekçidir ki, hiçbir zaman kopyalarını yaşadığımızı fark etmeyiz.  Bizim tek görebildiğimiz, koklayabildiğimiz, tadabildiğimiz, dokunabildiğimiz ve duyabildiğimiz, beynimizdeki kopyalardır. Beynimizde izlediğimiz ekranın dışında maddenin gerçeği nasıldır, bunu da hiçbir zaman bilemeyiz.
İşte materyalistlerin bel bağladıkları maddenin gerçekliği bundan ibarettir. Bu bir felsefe değil, net bir bilimsel gerçektir. 

Harun Yahya Külliyatı, Evrim Teorisinin Çöküşünü Ortaya Koymakta, Yaratılış Gerçeği'nin Delillerini Sergilemektedir

Yazarın bugüne kadar kaleme aldığı kitaplarının sayısı yaklaşık 250'dir. Bu kitaplar 46.000 sayfa ve 31.500 resimden oluşmaktadır.
Bunların 7.000 sayfa ve 6.000 resimlik bölümü Evrim Teorisinin çöküşünü konu almaktadır.

Adnan Oktar'ın, Harun Yahya müstear ismi ile kaleme aldığı kitaplara ve bunlardan yararlanılarak hazırlanan belgesellere, www.harunyahya.org, www.harunyahya.net ve www.harunyahya.com adreslerinden ücretsiz olarak ulaşabilir veya bunları Global Yayıncılık'ın 0212 444 444 1 no'lu telefonundan temin edebilirsiniz.